HOSGELDİNİZ BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

ichliebedir


seni seviyorum Gül kokulum..

15/5/2008 - Güllere benzeyen bir tek o vardı.

Kategori: YAZILARIM

Güllere benzeyen bir tek o vardı.


Gerek iştihamıyla, gerek kokusuyla...


Güller anımsatırdı yeryüzünde bir tek onu...


Çünkü ondan sonra ona benzeyen hiç kimse olmadı...


Ne onun kadar sevildi, ne de onun kadar herkes sevebildi.

Peki o kim miydi?.


O ki; iki cihanın efendisi,


O ki; Allah'ın (cc) Rasulü...


O ki; Rasülullah


O ki; Habibullah


Ve o ki; H.z Muhammed Mustafa (sav)...

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

15/5/2008 - Gönlümün Sultanı, Gül Yüzlü Sevgili’nin hatırına dökmek istiyorum içimi

Kategori: makale

Gülün kalbidir Sen’in yüreğin. Gülün kendisidir her dem açılan.
Gül kokar Sen’in nefesin. Sesin fısıltısı, sözün gülün ruhudur.
Gül yağıdır Sen’in terin. Gül toprağıdır Sen’in yerin, Ey Gül!..

İçimde tarifi imkansız duygular var…

Gönlümün Sultanı, Gül Yüzlü Sevgili’nin hatırına dökmek istiyorum içimi. Dert ortağım kelimeler, en tatlı sığınağım benim …

Alem uykudayken, uyanıkken yıldızlar, daha bir başka işliyor hayallerim. Utangaç hasretlere kundaklanan yüreğimi yepyeni umutlarla açıyorum. Gök yırtılır gibi yırtılsın istiyorum yüreğim. Parça parça olsun, her parçasında hasretlerim duyulsun.

Düşlerim, Sevgilinin hayaline değiyor…

Kâinatın Efendisi’nin asırlara meydan okuyan görüntüsünde en tatlı tesellilerimi arıyorum. Yalnızlıklarımı, O’nun ruhuma işleyen bakışlarında dindirmek istiyorum.

Geceye yakışan sessiz direnişlerim var. Vuslat kokan direnişler yazıyorum inadına.

Dışarıdan, akşamdan beri hiç dinmeyen yağmurun sesi geliyor. Pencerelerin camlarında yeni bir yağmur musikisi yazılıyor. Sevgiliye dair ümitlerim artıyor. Her bir yağmur damlasının sesinde vuslata çağıran nağmeler duyuyorum.

Yağmur toprağa vuslat için inerken. Kainatın Efendisi’ne vuslatı düşünüyorum. Medineli kadınların, çocukların bekledikleri gibi beklemek istiyorum Alemin Efendisi’ni. Ben de bir beste yapmalıyım hicranla büyüyen yüreğimde. Dolunaylı bir gecede bir yeni “Tale’al-Bedru” okumalıyım. Yıllanmış hasretlerle tütsülenmiş şiirler okumalıyım, dolunayla aydınlanan yüreğimle birlikte.

Yıllar var ki, rüyalarım bir yalancı şafak edasıyla beni teselli etti. Güle adamayı istediğim yüreğime nicedir misafir olmadı Gül Yüzlü Sevgili.

Demek ki, bir şeyler eksik kalmış benliğimde. Aşk nakışını işleyememişim yaprağının üstüne, yüreğimin üstüne. Oysa lâl kesilen bülbüller bile kan verirken, can vermiş olur tomurcuğuna . Ya ben?..

Ya Resulullah (S.A.V.) ! Senin Gül Cemalindir, vuslat şiirlerinin kafiyesi.. Varlığındır gönül ateşini söndürecek olan iksir..

Bu yalvarışları, kalbimin sesi say.. Ya Resulullah (S.A.V.)!

Bi-Çaredir ümmetlerin isyanına bakma.. Ya Resulullah (S.A.V.)!

En tatlı dualarla süslenmiş şiirler, yüreğime serinlikler bahşediyor.

Keşke ben de Peygamberimin sevgisiyle yanan bir gönle sahip olsaydım da, onu yollasaydım bir zarf içinde, gecenin en mahrem saatlerinde.

Keşke …

Bari gönlümün yanıklığı yoksa da, yollayabileceğim bir mektubum olsa… Hıçkırıklarımla beslediğim şiirler gibi olsa mektuplarım… Her okunan gönülde yeniden yazılsa.. Ve hıçkırıklar duâya dönüşse.. Semada buluşsa duâlaşan hıçkırıklar…

Gül kokulu sayfalara, kızıllığına bürünmüş bir şafak vaktinde, güle adanmış yüreğimi kanatırcasına döksem içimi…

Umuda sarınsam sonra..

Sermayem umudum olsa…!!


 

(duygularım anlatan bir yazi)

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

13/5/2008 - EY BENİ EN ÇOK SEVENİN EN SEVDİĞİ‏...İskender Pala

Kategori: makale

Bilirim. her gün…
doğmadan kızıllığına yazar adını..
Bilirim her martı dokunmadan denize
Kendi dilince tekrarlar duanı..
Ve her gül açmadan kollarını
Bu dünyaya
Senin kokunu bular yüreğine..
Bilirim düşmez güneş
Toprağın hiçbir zerresine…
Hatırlamadan seni…
Bilirim seversin sen seni seveni….
Ey beni en çok sevenin en sevdiği…
Ey gönlümdeki sevgiye bengisuyunu, okyanus diyarından yudum yudum damlatan…
Kar suları yıkarken ruhumu, ılık bir yağmur damlasının sevdasında, yürek
atışlarıma merhamet denizinden katreler düşüren…


Ey kalbimin en derin toprağına, avuçlarımda biriktirdiğim dualarıma
kattığım, kirpiklerimin ıslaklığı ile bezediğim, nazenin çiçeğimin adı…
Sonra, yalnız karanlıklarımın donduran soğukluğunda , yapraklarının
gölgesinde bakışlarımı ısıttığım …
Adıyla,en tenha zamanların karmaşasında, içimin dalları kıran fırtınalarını
durulttuğum…
Her uyanışımda sabaha, gurubun kızıllığına taze açmış yaseminler aklığında
ismini yüreğimle yazdığım…
Ey adıyla, serin rüzgarlarında bedenimi üşüten eylülü, nisanın yeni açmış
badem ağaçlarına döndüren… içimin dermansız bildiğim dertlerine, sonsuz bir
iyileşmeyle deva olan…
Ey seher vakitlerinde soğuk gül yapraklarına ılık dokunuşlarla konan,
şebnemlerin nazlı terennümü…
Bütün kar taneleri erguvan dalında çiçek oluyor kökünü ruhuma salan…adının
gölgesine sığınınca günahlardan bizar olmuş yüreğim…
Sana gönderdiğim selamların kabul olma umudunun heyecanıyla, dağbaşlarımı
kuşatan bencillik dumanlarının arasında, sevmeye dair al laleler açtıran…


İçimde dünyalık nefesler adına r büyüttüğüm bütün mavi kuşları salıyorum
semaya… uğruna, kendi içimde kendimi tutsak ettiğim her anın zincirlerini
koparıyorum zihnimden… teselliyi sana yolladığım selamın kabul edilmesi
umudunda buluyorum… bilir misin Ya Resulullah? Her yıkılışında içimin
kaleleri, kalbimin kırıklarını bu umutla sarıyorum… yüzüme kapanan kapıların
dibinde gözyaşımdan bir ırmakta boğulurken, bana uzanan elin sıcaklığı bu
umuttan… bütün alınmışlıklarımın, tek başına bırakılmışlarımın, darmadağın
oluşlarımın sessizliğine düşen tatlı bir terennüm oluyor bu umut… içimin
burukluğunda, merhametsizlik dağlarken yüreğimin her bir zerresini, sabah
ezanlarına kadar kapanmayan gözlerimin aminlerine dost ediyorum bu umudun
varlığını…
Ey bütün çiçeklerin naif susuşlarının ardında, hiç durmadan söylenip duran
sevda ikliminin şanlı adı…
Ey ılık gamzeleri gibi toprağın, ruhumun buz tutmuş dehlizlerine merhametle
inen bahar…
Gül kokusunda içime çektiğim şefkatin, eşsiz timsali…..
Uzak zamanlarında ömür tüketiyoruz saadet asrının… bir tek kalbimde büyüyen
sevgi aşabiliyor zamanı, mesafeleri, asırları… donup kalıyor zaman, içimdeki
özlemin sıcaklığında… çözülüyor imkansızlıklar, sessiz eriyişlerde… zaman
susuyor kör kuyuların diplerinde… tarihler ses vermiyor gizli köşelerde… ve
bir tek özlemim aşıyor zamanı, mesafeleri… bir tek gözyaşımdan bir kuşun
kanadı bırakıyor beni, senin yürüdüğün çöl zerrelerin arasına… bir tek
özlemin dev bir dalga olup, sürüklüyor bedenimi, Sevr mağarasında yuva yapan
güvercinin kanat çırpmayışlarına… bir tek dualarımın kabulü taşıyor beni
yaşadığın zamanların kıyısına… hıçkırıklar kesiyor nefesimi, yüzümde
pişmanlıkların buyun eğişleri… anlatamıyorum… sevmekten uzak seslenişlerim
susuyor iç yangınlarımda… senin adını yüreğime mühürleyip dönüyorum amin
deyişlerime…
İçimin ülkelerine çöreklenmiş menfaat bulutlarından kaçıyorum..kaçıyorum
kibirden yalnız kendine istiyor olmaktan, öfkeden… kaçıyorum ne varsa
faniliğe dair… pişmanlıkla ıslanmış bir hıçkırıkta, selamlarımın kabul
edilmesi umudunda yeniden geliyorum hayata…kan revan oluyor aklımda
hüzünler… yağmamış yağmurlar kadar latif şimdi kalbimde devleşen sıkıntılar…
Korkularımı emziren bütün gecelerin siyahı, yeni açmış bir karanfil kokusu
oluyor… bulunca seni…
Benliğimin kuytularında sızlayan yalnız kalmışlıklar, kayan dev bir yıldız
oluyor… anınca seni…
Bütün sessizlikler rahmet oluyor… bütün çaresizlikler gündoğumu... bütün
boyun büküşler amin oluyor dudaklarımda… bütün amin deyişler gül adında…
seni ta içimde taşıdığım zaman bu ömür türküsünde…..
Yalnız kalıyor bazen aminler…gecenin sakinliğinde usulca hayat bulan aminler
uykuya yenik düşüyor çoğu zaman…daha derinden dua etmeye susuz dudaklarım…
Zaman merhametsizlikte hüküm sürüyor ya Resulalah… mazlumun ayaklar altında
ezilen yüreğiyle besleniyor zalim kalp atışları… şefkate kanat çırpan
kırlangıçların kanatları isyandan devleşen tel örgülere takılıyor…


kanatlarından sızan kana bulanıyor ruhum… belki her gün bir günahsız
yavrunun bedeni, hain bir merminin kılıcından geçiyor… günahsızların
iniltileri içimde yankılanıyor… semayı sarsıyor annelerin ağıtları…
gözlerimizin önünde yüreklerimizin dibinde inliyor nefesleri günahsızların…
insanlar çoktan sökmüş gibiler köklerini, içlerindeki merhamet adlı çınarın…
babaları ölmeden miras derdinde birbirine düşer olmuş kardeşler… duaya açık
kapılarından dudakların, gıybet yükselir olmuş… yalansız konuşmalar azalmış…
herkes birbirinin kuyusunu kazıyor… ve ölümü unuttu sanki kalpler… ölümü
anmaktan aciz zihinlerimiz… İçim acıyor Ya Resulullah… her haksızlığın
ardında tükeniyor nefeslerim… içim kanıyor… her acının ardında çaresizlik
yağmamış bir bulut gözlerimde… bir tek silahım var… ona sarılıyorum gece
yarıları… duaya…


Sevmek çekince dalgalarını bir zamanlar hiç durmadan dövdüğü kıyılarımızdan,
okyanus ortasında su arar olduk… öldük hatta susuzluktan… yağmur sağanak
sağanak boşanırken bedenlerimize… Adını unuttukça anmayı, dudaklarımızdan,
başka isimler söyler oldu dillerimiz… başka sevdalar salınır oldu
bakışlarımızda… içimize yabancı hevesler ,içimizde… hasretleri bile
yabancılaştı dünyamızın… sevgi uzaklaştığımız hatta kaçtığımız bir hastalık
gibi…ben böyleyken… hala umudu var mıdır sana olan selamlarımın kabulünün?…
bu kadar kendimi bulanmışken sensizliğe…


Aynı zaman diliminde atsaydı kalplerimiz seninle… Yüreğimiz hissetseydi seni
bir kere görmüş olmanın bahtiyarlığını… oysa şimdi hercai sevgilerde kanıyor
ümitlerimiz… Varsa zihnimin kirli dumanları arasında ,dünyaya bel bağlamış
iniltili hayatımın ortasında,hala sevmeye dair kımıldayan bir tomurcuk sana
olan özlemimin sıcaklığındandır…
Ya Resulullah bu özlemimizin sınırsızlığına bakıp dua eder misin
yüreklerimize? secdenin izi alınlarımızdan, amin deyişler gece
uyanışlarımızdan ve sana olan sevgi solmayan yediverenler gibi hiç
silinmesin gönüllerimizden…
Ey beni en çok sevenin en sevdiği…
Bir lale vakti… bir bahar gecesi… dudaklarımda sana selamlarla göz
kapayışlarım var geceye… herşeye rağmen sevilme umuduyla bükülüyor boynum…
sevginin sonsuzluğuna açılıyor avuçlarımda ruhum…
Ey Rabbim,
en sevdiğinin sevgisini artır ki kalbimde…
senin yanına sevdiğinin sevgisiyle dolu bir yürekle varabileyim son
nefesimde…


İskender Pala

Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

13/5/2008 - Gözlerimi yumsam uçsam Asr-ı saadete,gezince ruhum hüznün Mekke'sinde...

Kategori: YAZILARIM

Gözlerimi yumsam uçsam Asr-ı saadete,gezince ruhum hüznün Mekke'sinde...

Amine'ın yetimi,kainatın serveri,Allah'ın Habibinin minicik avuçlarına konsa
büselerim...

Hazreti Halime olsam,kuçaklasam kainatın incisini,yürek evime O'nun
hürmetine yağsa Allah'ın bereketi..

Sa'd oğullarının kupkuru toprağı olsam,O'nun işaretiyle yağan yağmurta
yıkansam..

Mekke'yi O'nunla dolaşşam,ağaçların,taşların "Esselamu Aleykum Ya Rasulallah
!"nidasını duyuversem...

Çalsam Haticetu'l Kübra anamın kapısını,açsa usulca...Soruversem Allah'ın
Rasulu'ne olan muhabbetini...

Taif'te taşlanırken Zeyd olup siper oluverse gözyaşlarım...

Bir kum tanesi olsam,Mirac'a çıkarken yapişşam mübarek ayaklarına...

Hiç bırakmasam,ve şahid oluversem,kimsenin şahid olamadığı sırlara...

Ebubekir olsam, "sadakte "diyebilsem,özümle,sözümle ,yaşandımla...

Bİr bulut olsam,onunla Hicret etsem,hüzün şehrinden Nur diyarına...

Ebü Eyyüb'un kapısının eşiği olsam,her geçişte öpsem O'nun kadem-i
pakini...Ayağının tozuyla şereflensem,onunla süslenip,ziynetlensem...

Açmasam gözlerimi "ümmedim "demeden..

Ey Dürr-i Yekta, Muhammedül'l -Mustafa...(sallallahu aleyhi ve sellem)
Ağlayıversem ,"çok özledim,hasretim !" desem...

"Salat ve selam Sana ,ailene,ve Ashabına..."diye muhabbet ,itaat ve
teslimiyetimi sunsam,ve o billür sesinle "Amin !"dediğini duyuversem..

İşte o an doğup batan güneş,benden bahtiyar kimseye doğmamıştır..

Ey iki cıhan Serveri...a.s.v..Efendim..
 

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

13/5/2008 - Efendim....Nur saçan kandilinin ateşiyle yanmakta teselli arıyoruz ancak..

Kategori: YAZILARIM

Asr-ı saadette sahabilerinin sana olan özlemini yaşat bize... Veysel Karani
aşkını nail eyle....

Aşkının ateşi öylesine bitap etsinki o elemle giryan olalım.. Hani
buyurmuştunuz ya "eğer benim

bildiklerimi bilseydiniz, az güler çok ağlardınız!.. Rahat yataklarınızda
yatamayıp "Allah, Allah" diye

figan edip dağlara kaçardınız!.” Biz rahat yatakta , sıcak döşekte uyurken
aradık seni , belkide bu

aşkın alevi ondan kısıktır..
 

Öyle bir hayatı debdebe içine düştük ki , şikayetten yine sana sığınırız ama
, asr-ı saadette

yaşayan ümmetinle , ahir zamanda gelecek ümmetini kıyas buyurduğunuzda
işaret buyurduğunuz

üzere "Siz onları görseydiniz mecnun zannederdiniz. Onlar sizin iyilerinizi
görseler; "Bunlar

iyilik ve hayırdan nasipsiz kimselerdir." kötülerinizi görseler; "Bunlar da
müslüman mı?" derlerdi."

bize sahabilerin hayatını ve aşkını yaşaya muvaffak kıl..


Efendim..

Bazen zatını düşünüp , kavuşma arzumuz gönül kuşunu öylesine mehduş ederki ,
O an meded

umar garib durumda ferman bekleriz.. Sanal alemden reele , reelden alemden ,
sırlar alemine

ulaşanların izi ile izlendir bizi. Nur saçan kandilinin ateşiyle yanmakta
teselli arıyoruz ancak..


Ya Rabbi...


Biliyoruz ki içinde Hatemül Enbiyanın olduğu duaları kabul edersin , içinde
Kul peygamberinin

olduğu ilticayı geri çevirmessin , içinde Makam-ı Mahmudun sahibinin ismi
geçen yalvarlamarı

reddetmessin , içinde kaffeten linnasa gönderdiğin sebebül mevcudat olan
efendimizin ism-i

şeriflerinin olduğu tazarruları boşa çıkarmassın..
 
 

Bizede gönül ıslahını nasib eyle...

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Image Hosted by ImageShack.us
allah ve rasulunu seven ve Rabbime iyi bir kul,rasulume iyi bir ümmet olmak amacında olan biriyim inşallah.. Rabbimin yardımıyla

sitene ekle

Kategoriler

  • makale
  • SIIR
  • YAZILARIM
  • Arkadaşlarım


    sarmasikgullerim

    Ozdemir

    gulpinarim

    xsir

    dualarile

    rufeydem

    ferzane

    feyzanur2000

    bendesaklisin

    omarfaruk1985

    omermuhtar

    suudiden

    hayal006

    yaziruhu

    kevserekanmak

    gullerhurmetine

    verdetul

    ravzayaselam
    Image Hosted by ImageShack.us

    Image Hosted by ImageShack.us